Image default

Erasmus İçin Adana’ya Geldiler, Lezzet Turunda Çektikleri Video İle Sosyal Medyada Gündem Oldular

Adana’ya gelen Erasmus öğrencileri çıktıkları lezzet turunda esnafın ikram ettiği yöresel yiyecek ve içeceği yerken çektikleri video ile sosyal medyada çok konuşuldular. Adana Yeni Nesil Gazetecilik Eğitim ve İstihdam Programı kapsamında Adana Bölge Gazetesi’nde istihdam edilen öğrencilerimizden Salih Onur BAŞKAN öğrencilerle keyifli bir röportaj gerçekleştirdi.

Adana’nın lezzetlerini  Romanyalı öğrenci Monna Irene, Instagram hesabı üzerinden  yayınladığı  video ile tüm dünyaya duyurdu.  Videoda Adana’ya özgü lezzetler ve Adanalı insanların misafirperverliğine değinen Romanyalı Erasmus  öğrencisi Monna Irene ile bir araya geldik, sohbet ettik.

Kendisini şöyle tanıttı,  “Ben Monna Irene Romanya vatandaşıyım. Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim, Çukurova Üniversitesi’nde Erasmus+öğrenci değişim programı kapsamında okumaktayım, 21 yaşındayım.”

Sonra biz sorduk, Irena yanıtladı;

Adana hakkında ne düşünüyorsun Monna?

“Benim için Adana kesinlikle dalgıçlık yapmak gibi bir şey. Tarifi olmayan sürekli bir şeyler yapmaya teşvik eden bir kent. Burada yaşayan insanların kendine güveni oldukça yüksek. Burada yaşamak bence Adanalılar için gurur verici olmalı. Cana yakın insanlar, muhteşem bir doğa ve sıcakkanlı olmaları kesinlikle harika .”

Adana’ya gelmeden önce Adana hakkında ne düşünüyordun, Adana’ya geldikten sonra fikirlerinde bir değişme oldu mu? Mesela ailen ve yakın çevren buraya gelmeden önce ne düşünüyorlardı,  nasıl bir tepki verdiler bu süreci  bize biraz anlatır mısın?

“Evet, tabiki,, Aslında ben eğitim göreceğimiz ülke ve şehirleri  seçerken Adana’yı seçmedim Romanya’ da okumuş olduğum üniversitenin sistemi  üzerinden rastgele dağılım sonucunda Adana’da okuyacağım belli oldu . Bu kısım biraz komik, çünkü benim Erasmus + programım ilk etapta Fransa’nın Paris kenti idi. Bu süreç için hazırlamam gereken bütün evrakları hazırladım yani Paris’e gidiyordum. Hatta orada kalacak yer bakmak için  Paris’e gittim. Daha sonra süreç içerisinde beklemediğim sorunlar yaşadım ve bir anda Adana için yeni planlar yapmaya başladım. Yeni süreç beklediğimden de hızlı gelişti ve aileme Adana’ya gideceğimden bahsettim. Onlara dedim ki ‘’Ben Paris’e gitmiyorum, Adana’ya, Türkiye’ye gidiyorum.” Tahmin ettiğiniz gibi onlar için kısa süreli bir şok etkisi yarattı. Çünkü ani bir karar değişikliği oldu ve biliyorsunuz medya ve dedikodular yüzünden başlangıçta biraz kaygılandılar. Adana’nın coğrafi konumu ve Suriye’de süre gelen bir savaş vardı. Türkiye’de Suriye’ye Adana üzerinden yakın olduğu için doğal olarak endişelendiler. Nasıl bir sürecin beni beklediği ve benim orada güvenli olup olmayacağım konusunda biraz tereddütleri oldu elbette. Kültürel farklılıklar, adapte olma sürecim gibi her ailenin çocuğu için endişelendiği konulardı bunlar. Neyse ki açık görüşlü ve beni destekleyen bir ailem var ve gitmem için onay verdiler. Yeni tecrübeler edinmem ve yeni fırsatları değerlendirmem ve yeni maceralar yaşamam  için tüm açık sözlü ve içtenlikle saygı ile  beni desteklediler. Onlara çok teşekkür ederim. Fikir şuydu ‘”Evet duyduğum şeyler var her ülke için medyada okuduğumuz haberler var fakat orada bulunmadan bu fikirlere ortak olmam imkânsızdı. Türk arkadaşlarım vardı duyduğum şu cümle çok komikti. Adanalılar çılgınlar, o kadar sıcakta güneşe ateş ediyorlar.” Evet, tamam buraya gitmek istiyorum dedim  dedikodulara aldırış etmeme kararı aldım.

Geldikten sonra ne değişti?

“Kampüse geldim ve galiba Adana’da  ilk şokumu o an yaşadım. O kadar güzel bir konumdaydı ki Çukurova Üniversitesi panoramik bir yapıya sahip. Bir tarafı orman,  bir tarafı göl  ve büyüleyici bir yapıya sahipti.  Dağları görebiliyordum. Yurtta kalırken  kendimi sanki 5 yıldızlı bir otelde konaklıyor gibi hissettim. Dedim ki evet harika bir manzaraya sahibim. Orman ve göl arasında. Tamam, bu iki  unsur ve burada yaşayan genç insanlar, Üniversitenin konumu  beni çok heyecanlandırdı. Kesinlikle bu bir fikir değişimi için ilk büyük etkendi benim için. Kendime olan  güvenim daha da artmaya başladı.

Sanırım en çok sevdiğim şey Adana ile ilgili çok otantik bir şehir olmasıydı. Bu şehirde yerel kültür etkisini çok rahat gözlemleyebiliyordum. Eski geleneklerin günümüze olan yansıması, insanlar sokaklarda Türkçe müzik dinliyorlardı ve bundan müthiş keyif alıyorlardı. Türk yemekleri, Sayamayacağım kadar çok çeşitte kebap  ve şırdan.”

Peki, şimdi  kebabın başkenti olan Adana’da Adana kebabı yedin. O an ne hissettin tadı nasıldı?

“İlk geldiğim hafta Adana’da tanıştığım insanlar üzerine sohbetler  sürekli kebap hakkındaydı. Birisi ile tanıştığımda ‘’Merhaba ben Monna, merhaba  ben barış sonraki soru Adana kebabı yedin mi nasıldı?‘’ şeklindeydi. Herkes adana kebabı soruyordu ve bu çok hoşuma gitti. Burada yaşayan insanlar çok cana yakındı. İlk geldiğimde yaptığım şeylerden biri adana kebap yemek ve gerçekten insanların bahsettiği kadar harika bir lezzet. Bayıldım!

Monna IRENE

Adana’da yaşadığın bu süreçte unutamadığın bir olay yaşadın mı?

“Kesinlikle var hem de birçok. Ama şu an aklıma ilk gelen ve asla unutamayacağım bir olay yaşadım. Üniversitenin girişinde otobüslerin bulunduğu büyük bir durak var, orada bir adam vardı ve sürekli ‘’Baraj yolu Balcalı,  Balcalı buyurun buyurun!’’ diye bağırıyordu. Bu kelimeler hafızama kazındı ve sürekli söylüyorum çok eğlenceliydi daha önce hiç böyle bir şey ile karşılaşmadım. Komik olan, zaten otobüslerde tabelalar ve otobüsün başlangıç ve bitiş rotası otobüsün önünde kocaman harflerle yazılı. Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyup sokak ortasında aynı rotayı bağırarak söylüyordu. Sonra fark ettim ki bu bir kültürel  oluşum ve çok hoşuma gitti.

Şu an Instagram üzerinden yayınladığın video viral oldu ve günden güne izlenme sayısı artıyor.  Bu videoyu çekme fikri nerden çıktı?

“Adana’da birkaç ay kaldıktan sonra, insanlardan hissettiğimiz cana yakın ve misafirperver duygular bizi buna teşvik etti. İnsanların bize buraya özgü bazı kültürel  şeyleri denememiz konusunda ısrarcı tavırları özellikle de yemekler konusunda. Adana kültürel anlamda bizi yüzde doksan oranda yönlendirildiğimiz şey yemekler idi. Oldukça zengin bir yemek kültürü olan Adana’da insanlar bizim yabancı olduğumuzun farkına vardıklarında, yanımıza gelip bize İngilizce  dilinde ‘’Şunu denediniz mi? Bakın böyle bir lezzet de var‘’ gibi yönlendirmelerde bulunuyorlardı. Biliyorsunuz biz kesinlikle bu kadar içten ve yoğun misafirperverlik duygularını  kullanmayız. Ama burada karşılaştığımız o sıcak duygular ve insanların yaklaşımları, özellikle de Adana’da harika. Onurlandırılmak, şımartılmak gibi duyguları yaşamaya başladım. Daha sonra farkına vardım ki aslında bu misafirperverlik sadece ben değil Adanalı olmayan bir kişinin turist olarak Adana’ya geldiğinde herkes tarafından yaşamış olduğu bir durumdu. Birkaç ay sonra yaşadığım bu güzel misafirperverlik için kendimi borçlu hissettim. Daha sonra dedim ki ‘’Pekâlâ bu yaşadıklarımızı  insanlara göstermemiz gerekli, baksanıza buraya gelmeden önce Adana hakkında neler duydum fakat geldikten sonra Adana’da neler tecrübe edindim.” Sonra Adana’da yaşadığımız anıları video olarak kaydetmeye başladım. Burada amacımız yaşanılanları esprili ve şakalı bir biçimde kaydetmekti. Video çekerken rastgele kamerayı açıyorduk ve gerçekten ne yaşadıysak onu kaydediyorduk. Herhangi bir kurgu yoktu ve her şey doğaçlamaydı. İnsanlara bazen video çekeceğimizi söylemeden kamerayı açıp sadece aramızda İngilizce konuşup yaşadıklarımızı kaydediyorduk. Yani bu videoda yaşanan bütün olaylar gerçek Adanalı insanların misafirperverliğini bize göstermiş oldu .”

Yani bu videoyu kaydetmeden önce herhangi bir kurgu planlamadınız ve  bu kadar ünlü olacağınızı tahmin etmiyordunuz doğru mu?

“Hayır, asla bu kadar yayılacağını hatta  yolda yürürken insanların bize bakıp bizi parmakla göstermelerini beklemiyorduk. Resmen video viral oldu ve ulusal kanalların ana haber bültenlerinde yer alacağımızı bile tahmin edemezdik. Tamam, belki sosyal medya üzerinden izlenme sayısı fazla olabilir diye düşündük fakat bu kadarı tahmin ettiğimizin çok çok ötesindeydi.

Video yayınlandıktan sonra hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu? Mesela ailen ve Romanya’da yaşayan arkadaşların bu duruma ne dediler?

“Bu soruyu iki şekilde kategorilendirecek olursak eğer; birincisi yaşadığım şehirde yaşayan tanıdığım insanlar, ikincisi ise Türkiye’de yaşayan Türk arkadaşlarım. İlk olarak Romanya’da, yaşadığım şehirde  haberlerde yer almamı sosyal medya üzerinden fotoğraflar ve haberlerin linkleri olarak paylaştım.  Annemi paylaştığım fotoğrafta “Anne bana  bak, televizyonlardayım” diye yazarak etiketledim. O da beni arayarak “Aman tanrım neler oluyor? Evet, seni haberlerde gördüm ve şaşırdım neler yapıyorsun kızım‘’ dedi. Aslında farklı ülkelerde yaşayan  insanların videoyu izlediğinde  tamamen anlamamalarından çok eğleniyordum. Çünkü onlar sadece “Burada özel olan ve medyanın ilgisini çeken şey ne? Video boyunca sadece  yemek yiyorsunuz’’ diye düşünüyorlardı. Ama daha sonra bu durumu açıkladığımda “Evet burada özel bir durum söz konusu, çünkü burada insanlar için yemekler gerçekten çok özel ve önemli gerçekten buraya gelip ziyaret edip görmeniz ve tatmanız gereken lezzetler var”  dedim. Çünkü görüyorsunuz burada ne kadar güzel tecrübeler ediniyor ve kültürel bir zenginlik ile karşılaşıyorum. Çok fazla turist sosyal medya üzerinden bana mesaj atıp Adana hakkında sorular sormaya başladı. Örneğin  bu gün İzmir’de yaşayan bir Türk  arkadaşım Adana’ya ziyaretime gelecek. Gelmeden önce bana dedi ki senin videonu izledikten sonra çok acıktım ve Adana’ya seni ziyaret etmeye geliyorum. Türkiye’de yaşayan arkadaşlarımın tepkilerine gelecek olursak, en iyi aldığım reaksiyon şuydu ‘’Adana hakkında  bizi çok gururlandırdın. İnsanlar videoyu izledikten sonra Adana hakkında daha fazla konuşmaya başladılar. Adana Türkiye’nin haberlerde yer alan haberleriyle bazen ürkütücü ve insanlara tuhaf gelen medyatik bir kent. Fakat Adana’nın aslında bir diğer yüzünü de insanlara göstermiş olduğum için bana teşekkür ettiler.  Bu sözler beni gerçekten çok mutlu etti ve bu video  gibi videolar  hazırlama  kararı aldım ve Adana’nın güzel taraflarını insanlara göstermek istedim. Bu kesinlikle sadece bir başlangıç .”

Şu an Adana’da öğrencisin ve bir süre sonra buradaki eğitim program sona erecek ve ülkene döneceksin. Peki, hiç Adana’da, ya da Türkiye’nin herhangi bir kentinde yaşamayı düşündün mü?

 ( Türkçe olarak ) Kader!

Yanlış duymadım kader dediniz değil mi?

Evet, doğru duydunuz, Kader, bilmiyorum göreceğiz.

Eklemek istedikleriniz var mı?

“Kesinlikle, iki şey söylemek istiyorum; birincisi bir konuya açıklık getirmek istiyorum,  videonun sonunda hastane ile ilgili olan bölüm konusunda birçok insan bize mesaj attılar, yediğimiz yemekler sonrasında rahatsız olmamız ve hastaneye kaldırıldığımız iddia edildi. Kesinlikle ve kesinlikle böyle bir durum yok ve olması da zaten bence mümkün değil.  Bu kısım sadece bir şaka. Evet, Mirza isimli arkadaşım ile beraber hastaneye gidiyoruz fakat onun hiçbir şeyi yok gayet iyi bunun için merak etmeyin.  İkincisi ise; Bize bu videonun yayılması, tanıtımı ve paylaşımları için insanlara çok içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bizi desteklediler, cesaretlendirdiler. Söz veriyorum bir sonraki bir sonraki videoda Adana’nın daha güzel ve daha özel yönlerini konu alıp sizleri daha çok gururlandıracağım “

Teşekkür ederek, yeni videolarını merakla beklediğimizi söyledik.

Röportaj : Salih Onur BAŞKAN

Fotoğraf : Mehmet KOL

İlgili İçerikler

Kocaeli’de Yeni Nesil Gazeteciler Mezun Oldu

Ümit Baysal

BİK Ankara Şubesinde “Yeni Nesil Gazetecilik Eğitimi” Devam Ediyor

Ümit Baysal

Yeni Nesil Gazeteciler Nasıl Yetişecek?

Ümit Baysal